Birisi size “Mutlu musun?” diye sorduğunda nasıl cevap verirsiniz? Bu, çoğu zaman insanların içgüdüsel olarak verdiği bir cevaptır. Kimi “Ehh, idare ederiz.” der, kimi “Fena değil.” diye geçiştirir, kimisi de gerçekten mutluysa bunu ifade eder. Ama belki de sorunun kendisi yanlış olabilir. Asıl soru şu olmalı: “Mutluluğu tercih ediyor musun?”
Mutluluk sabit bir duygu değildir. Bugün “Evet, mutluyum.” dediğimiz bir şey, ertesi gün hissettiğimiz gibi olmayabilir. Ama mutluluğu bir ruh hali yerine bir seçim olarak gördüğümüzde, ona her gün yeniden kapıyı açabiliriz. İnsan tercih ettiği şeyleri sürekli uygulamalıdır; mutluluk da böyle bir pratik gerektirir.

Bunu en iyi gösteren örneklerden biri, eski bir insan kaynakları müdürümüzdü. Hafif etine dolgun, sıcacık bir enerjisi olan, her gördüğünüzde yüzünde bir gülümseme eksik olmayan bir kadındı. Ne zaman ona “Nasılsınız?” diye sorsam, cevabı hep aynıydı: “Süperim!”
Ne “İyiyim.” derdi, ne “Fena değil.” Hep “Süperim!”. İlk başta bunun biraz fazla iyimser bir yanıt olduğunu düşünmüştüm. Ama zamanla fark ettim ki, aslında o mutluluğu bilinçli olarak seçiyordu. Onun için bu, bir refleks haline gelmişti. İçsel olarak belki her zaman mükemmel hissetmiyordu ama bedenine ve zihnine mutluluk mesajı veriyordu.

Beynin Çalışma Mekanizması
Bilim insanları, beynin dışsal ifadelerle içsel duygular arasında doğrudan bir bağlantı kurduğunu ortaya koymuştur. Dik durup gülümsediğinizde, beyniniz bunu gerçek bir mutluluk sinyali olarak algılar. Stanford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, yüz kaslarını bir gülümsemeye zorlamak bile beynin “ben mutluyum” mesajını almasına ve mutluluk hormonlarının salgılanmasına neden olur.
Bir başka bilimsel bulgu da bedenin beynin ruh halini etkilediğidir. Harvard Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, güçlü bir duruş sergileyen insanların özgüven seviyelerinin yükseldiği, bu durumun stres hormonlarını azalttığı tespit edilmiştir. “Ben süperim.” diyen bir insanın beyni de ona inanmaya başlar ve mutluluğu kimyasal olarak destekler.

İnandığın Gibi Yaşa, Yaşadığın Gibi İnanırsın
Hz. Ömer’e atfedilen bir söz şöyle der: “İnandığın gibi yaşamazsan, yaşadığın gibi inanmaya başlarsın.” İnsan sürekli kendini tekrarlayan bir varlıktır. Eğer sürekli mutsuzluğa odaklanır ve her şeyin kötüye gittiğine inanırsanız, beyin zamanla bu durumu bir gerçeklik olarak algılar. Ancak mutluluğu bilinçli bir tercih olarak yaparsanız, beyniniz zamanla bu tercihinizi destekleyecek kimyasallar salgılar.

Bu, insanın kendini nasıl programladığıyla ilgilidir. Mutluluğu tercih ettiğinizde, bir süre sonra bedeniniz ve beyniniz de bu tercihe ayak uyduracaktır. Tıpkı süperim diyen insan kaynakları müdürümüz gibi, mutluluk bir refleks haline gelebilir.
Sonuç
Eğer biri size “Mutlu musun?” diye sorarsa, belki de cevabınızı yeniden düşünmelisiniz. “Evet, mutluluğu tercih ediyorum.” diyerek kendinize bir mesaj verebilirsiniz. Çünkü beynimiz, biz ona ne söylersek ona inanır. Dik dur, gülümse ve mutluluğu seç! Ve belki de bir gün, biri size “Nasılsınız?” dediğinde, tıpkı o insan kaynakları müdürü gibi siz de “Süperim!” diyerek cevap verebilirsiniz.
Okuma Önerisi: Mutluluk Bir Tercihtir
Dr. Bünyami Ünal sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.


[…] Şimdi cevap ver: Mutlu musun? […]
İlgiyle okudum elinize sağlık Hocam.