Düzelecek olan aslında ben’mişim, annemin sık sık bana anlattığı bir darb-ı mesel var, onu size anlatayım.
Zamanın birinde, bir memlekette diğer kuşlarla beraber yaşamını sürdüren bir kuş varmış. Diğer kuşların hepsi beyaz yumurtlarken, onun yumurtası karaymış… Başlarda dikkati çekmediğinden bizimki siyah yumurtlamanın normal bir şey olduğunu zannediyormuş.
Günlerden bir gün, diğer kuşlardan biri, arkadaşının yumurtasının siyah olduğunu görünce, çok şaşırarak, “Bu ne? Bu ne biçim yumurta!” diye feryadı figanı koparmış. Çıkardığı sese gelen diğer kuşlar, ne olduğunu sorunca, arkadaşının siyah yumurtasını onlara da göstermiş. Günlerce haftalarca kuşların arasındaki mevzu siyah yumurta olmuş. Zamanla diğerleri konuyu kanıksamış olmalarına rağmen bu utanç bizimkinin aklından hiç çıkmamış.
Önceleri bizimkisi siyah yumurtasına türlü türlü bahaneler bulmaya çalışsa da bir türlü uydurduğu bahaneler kendini de tatmin etmiyormuş. En son, kendini de rahatlatacak, bir çıkış bahanesi bulmuş. Demiş ki; eğer şu gölün karşı kıyısına geçer de orada yumurtlayabilirsem, orada beyaz yumurtlarım…
Zaman içinde birçok kere denemesine karşın, kimi zaman gücünün tükenmesi, kimi zaman şu kimi zaman bu sebeple karşıya kadar uçmayı başaramamış. Şansının yaver gittiği bir gün, rüzgârı arkasına alarak, karşı kıyıya ulaşmış. Kendiyle gurur duyuyormuş. Özene bezene yumurtlayacak, güzel bir yer bulmuş. Çıkacak beyaz yumurtayı görebilmek için, sabırla beklemiş. Nihayetinde muradına erişmiş. Heyecanla çıkardığı yumurtaya bir bakmış ki, yine kara… Tam o sırada merakla peşine düşüp ardından gelen bir arkadaşı da oradaymış. O da diğeriyle beraber siyah yumurtaya baka dururken, birden dudaklarından; ‘Arkadaşım bu popo sendeyken, nereye gidersen git, siyah yumurtlarsın.’ sözleri çıkıvermiş
Dr. Bünyami Ünal sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

