Cumartesi, Mayıs 2, 2026
Ana SayfaUncategorizedHiçbir Makul Akıl, Fıtrat Biçimini Almış Ahmaklıkla Baş Edemez…

Hiçbir Makul Akıl, Fıtrat Biçimini Almış Ahmaklıkla Baş Edemez…

Başı önünde “yok bazı soruların cevabı” diye geçirdi içinden, “bir cevap verilmek üzere sorulmazlar ki onlar” diye mırıldandı sessizce… Sanki aklına bir şey gelmiş gibi bakıyordu boşluğa… Bir süre sonra kendi kendinden özür diler gibi “biraz daha ferasetli olabilseydim keşke” düşüncesi kafasından geçerken, “hiçbir makul aklın fıtrat biçimini almış ahmaklıkla baş edemeyeceğini yıllar öncesinde bile fark edebilirdim aslında” sözcükleri döküldü derin bir teessürle dudaklarından.

Kaşlarını çatmış, sanki karşısında birisi varmışta onu azarlar gibi sağ elinin işaret parmağını sallayarak, “Neymiş necip milletmiş ha… İnsanlık öksüzü yığın hepsi…” diye kükredi bir anda. “Ben olmadan biz olunamayacağından bihaber ön insan topluluğu…” sözleriyle devam etti kükremesine. “Köle ahlaklı herifler…” düşüncesi beynini yırta yırta ilerlerken, tam 15 sene evvel başından geçen bir olay geldi o anda aklına…

O gün akşamüzeri, otomobiliyle şehir içinde bir yerden başka bir yere giderken, yolda trafik polislerinin dur işaretini görmüş ve aracını hemen yolun sağına çekmişti anında. Kontağı bile kapatmadan, dışarıya çıkmış, açık bıraktığı şoför kapısının yanında, olduğu yerde dikilerek, görevlinin yanına gelmesini beklemişti sabırla.  Bu arada üç beş polis arkasında ve önceden durdurdukları bir araçla ilgileniyorlardı. Bir süre sonra içlerinden bir görevlinin kendine doğru geldiğini fark etti. Adam yanına yaklaştığında onu: “iyi akşamlar memur bey” diyerek karşılamış, muhatabı “seyir halindeyken uzun farların açık” diyerek mevzuya dalınca, “anlayamadım” şeklinde cevap vermişti karşısındakine.  Görevli: “cezai işlem gerektiren bir durum” ifadesiyle sözlerine devam edince, söylenilenin doğru olmadığından emin olduğu için, derdini;” olduğu gibi, kontağı bile kapamadan araçtan indim. İsterseniz söylediğinizin doğru olup olmadığını kendiniz kontrol edin” şeklinde özetlemişti görevliye.

O derdini anlatırken, polisin anlıyormuş gibi yüzüne bakmasını hayra yormuş, küçük bir özür eşliğinde, “size de iyi akşamlar. Kusura bakmayın. Bir yanlışlık olmuş.” Mukabelesinin peşi sıra, yoluna devam edeceğini ummuştu.

Herifin: “Şimdi sen görev başında devlet memurunun yalan söylediğini mi iddia ediyorsun.” Sözleri karşısında, donup kalmış, ne diyeceğini bilememişti. Ne diyecekti ki soru formuna sokulmuş bu ahmaklığa işin doğrusu?


Dr. Bünyami Ünal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Dr. Bünyami Ünal
Dr. Bünyami Ünal
Hayatımın iki aşaması var; doğumumdan başlayarak “yeni yaşamıma” kadar devam eden “eski hayatım” ve “birinci ölümümden” sonraki “diriliş dönemim”. Gerisi "Ben Kimim?"de.
İLGİLİ YAZILAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN GEĞENİLENLER

SON YORUMLAR