Gözlerinizi kapatın ve şu ana odaklanın. Nefesinizin ritmini hissedin, teninizdeki hava akışını, kalbinizin atışını… Bu an, tıpkı bir nehir gibi akıp gidiyor, bir daha geri gelmeyecek. Bu an, bir “ân-ı seyyâle”, sonsuzluğun bir parçası.
Hayat telaşına kapılmışken, çoğumuz anı yaşıyoruz ama onu gerçekten hissetmiyoruz. Geçmişin pişmanlıklarına veya geleceğin kaygılarina takılıp kalmış zihinlerimiz, şu anın mucizesini görmemizi engelliyor.
Oysa şimdiki an, sahip olduğumuz tek gerçeklik. Geçmiş ve gelecek sadece birer hayalden ibaret. Gerçekten var olan tek şey, şu an aldığımız her nefes, şu an yaşadığımız her duygu.
“Bir ân-ı seyyâle yaşamak”, geçip giden bir anı yaşamak anlamına gelir. Bu ifade, hayatımızın her anının kıymetini bilmemiz ve şimdiki anı dolu dolu yaşamamız gerektiğini vurgular.
“Bir ân-ı seyyâle”nin üç temel özelliği vardır:
1. Geçicilik: Bu an sonsuza kadar sürmeyecektir, gelip geçicidir. Bu nedenle her anın kıymetini bilmeli ve onu en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.
2. Tekrarlanamazlık: Yaşadığımız her an bir daha geri gelmeyecektir. Bu nedenle her anı özel kılmalı ve onu güzel anılarla doldurmalıyız.
3. Değişim: Her an değişim halindedir ve bir saniye sonra her şey farklı olabilir. Bu nedenle değişime açık olmalı ve her an yeni şeyler öğrenmeye hazır olmalıyız.
Peki, “bir ân-ı seyyâle” nasıl yaşanır?
1. Farkındalık:
İlk adım, farkındalık geliştirmek. Nefesinize, bedeninize, etrafınızdaki dünyaya dikkat edin. Düşüncelerinizin ve duygularınızın farkında olun.
Farkındalık, tıpkı bir kelebeğin kanatlarını çırpması gibi, an’a açılan bir penceredir. Bu pencereden baktığımızda, hayatın akışını, bedenimizin ritmini, ruhumuzun fısıltısını daha net görebiliriz. Farkındalık bir yolculuktur. Bu yolculukta an’a varır, şimdinin mucizesine uyanırız.
2. Minnettarlık:
Sahip olduğunuz her şey için minnettar olun. Sağlığınız, aileniz, sevdikleriniz, her gün yeni bir gün… Minnettarlık duygusu, sizi an’a bağlar ve sahip olduklarınızın değerini görmenizi sağlar.
Minnettarlık, tıpkı bir yağmur damlasının toprağa sızması gibi, kalbimizi besleyen ve ruhumuzu canlandıran bir duygudur. Sahip olduklarımız için duyduğumuz bu şükran duygusu, bizi an’a bağlar ve hayatımızdaki güzelliklere odaklanmamızı sağlar. Minnettarlık bir seçimdir. Her gün şükredecek bir şeyler bulabiliriz. Sahip olduklarımızın değerini anlamak ve onları takdir etmek, mutluluğun ve huzurun anahtarıdır.
3. Kabul:
Hayatın her anına kabul ile yaklaşın. Olumlu veya olumsuz her şeyin geçici olduğunu unutmayın. Kabul ederek, direnci bırakır ve an’a teslim olursunuz.
Hayatta her şey her zaman istediğimiz gibi gitmez. Bazen zorluklarla, engellerle ve acıyla karşılaşırız. Bu durumlarda karşı koymak ve direnmek sadece daha fazla acıya yol açar. Kabul ise bu zorlukları olduğu gibi kabullenmemizi ve onlarla barışık olmamızı sağlar. Olumlu duyguları kabul etmek kolaydır. Mutluluk, sevinç ve sevgi gibi duygular bize keyif verir ve onları yaşamak isteriz. Fakat olumsuz duyguları da kabul etmek gerekir. Üzüntü, öfke ve korku gibi duygular da insan olmanın bir parçasıdır. Onları bastırmak veya yok saymak yerine, onları kabul edip içimizden geçirmeyi öğrenelim.
4. Basit Yaşam:
Yaşamınızı basitleştirin. Gereksiz eşyalardan ve karmaşadan kurtulun. Doğayla vakit geçirin, basit zevklerden keyif alın. Basit bir yaşam, an’a odaklanmanızı kolaylaştırır.
Basit yaşam, tıpkı bir dağ manzarasının berraklığı gibi, ruhumuzu arındıran ve zihnimizi sakinleştiren bir yaşam tarzıdır. Gereksiz eşyalardan ve karmaşadan kurtularak, doğayla vakit geçirerek ve basit zevklerden keyif alarak an’a odaklanmayı kolaylaştırır.
Gereksiz eşyalardan ve karmaşadan kurtulun. Etrafımızdaki her şey zihnimizi ve ruhumuzu meşgul eder. Kullanmadığımız eşyalar, bizi geçmişe ve geleceğe bağlayan birer yük haline gelir. Bu yüklerden kurtularak, an’a daha kolay odaklanabiliriz.
Doğayla vakit geçirin. Doğanın sadeliği ve güzelliği bize huzur verir. Doğada yürüyüş yapmak, bisiklete binmek veya sadece bir ağacın altında oturmak zihnimizi sakinleştirir ve an’a odaklanmamızı sağlar.
Basit zevklerden keyif alın. Bir fincan sıcak çay içmek, güzel bir kitap okumak veya sevdiklerimizle sohbet etmek gibi basit zevklerden keyif almayı öğrenelim. Bu küçük mutluluklar bize an’ın değerini hatırlatır.
5. Yaratıcılık:
Yaratıcı bir uğraş edinin. Resim yapmak, müzik dinlemek, kitap okumak… Yaratıcı faaliyetler, zihninizi sakinleştirir ve sizi an’a bağlar.
Birlikte Yapalım:
- Her gün minnettar olduğunuz üç şey yazın.
- Her gün sağlıklı bir şekilde uyanabildiğim ve hayatımı dolu dolu yaşayabildiğim için minnettarım.
- Beni her zaman seven ve destekleyen bir aileye ve dostlara sahip olduğum için minnettarım.
- Güneşin doğuşu, yıldızlı bir gece gökyüzü veya bir çiçeğin açması gibi doğanın güzelliklerine şahit olduğum için minnettarım.
- Meditasyon veya nefes egzersizleri yapın.
- Her gün 10 dakika meditasyon veya nefes egzersizi yapmak zihinsel stresimi azaltmama ve daha sakin hissetmeme yardımcı oluyor. Bu egzersizler sayesinde daha iyi odaklanabiliyor ve daha huzurlu bir şekilde yaşıyorum.
- Doğada yürüyüşe çıkın veya bisiklete binin.
- Doğada vakit geçirmek bana huzur veriyor ve enerjimi yükseltiyor. Haftada en az 3 kez parkta yürüyüşe çıkmaya çalışıyorum. Bu sayede hem egzersiz yapıyor hem de temiz hava alıyorum.
- Sevdiklerinizle vakit geçirin ve sohbet edin.
- Sevdiklerimle vakit geçirmek bana mutluluk veriyor. Onlarla sohbet etmek, dertleşmek ve birlikte eğlenmek bana iyi geliyor. Özellikle bir kuzenim var onunla zaman geçirmek bana hayatta yalnız olmadığımı hatırlatıyor.
- Yaratıcı bir uğraş edinin.
- Resim yapmak konusunda yetenekli değilim olsa iyi olurdu mesela hiç temelim olmadığı halde bilgisayar ortamında makine parçaları tasarlamak için çizim programları öğreniyorum. Yaratıcı bir uğraş edinmek kendimi ifade etmemi ve yeni şeyler öğrenmemi sağlıyor.
Unutmayın, her an bir mucizedir. Anı yaşayarak, hayatınızın her saniyesini dolu dolu ve anlamlı bir şekilde geçirebilirsiniz. Hayatımızdaki her an, tekrarlanmayacak birer seyyaledir. Bu anların her biri, kendi içinde birer hazine barındırır. Onları fark edip değerlendirmek, yaşamımıza derin bir anlam ve tatmin getirecektir.
Dr. Bünyami Ünal sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

